“BOŞ ARAZİLER ÇAM FISTIĞI ÜRETİMİNE KAZANDIRILMALI”


Çam fıstığı ağacının kereste için kesilmesinin altın yumurtlayan tavuğun kesilmesine benzetildiği toplantıda, boş arazilerin çam fıstığı üretimine kazandırılmasının gerektiği de belirtildi.

İstanbul Ticaret Borsası’nın düzenlediği Altın Tohumlar toplantısında çam fıstığı ele alındı. Toplantıda konuşan çamfıstığı üreticisi ve ihracatçısı Serkan Karatosun, çam fıstığının uzun vadeli planlama gerektiren stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekerek, “Çam ağacına baktığınızda üç yıllık mahsulü önceden görebilirsiniz. Bu yönüyle çam fıstığı, üretim planlaması yapılabilecek önemli bir tarımsal değerdir. Dikim alanları konusunda kapsamlı bir çalışma yapılması, bu alanda bir politika ve strateji geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye’de değerlendirilebilecek çok sayıda boş arazi bulunuyor. Bu alanların doğru planlamayla üretime kazandırılması büyük önem taşıyor. Ayrıca bölge ekonomisine katkı sağlayan çam fıstığı ağaçlarının kereste olarak değerlendirilmesi doğru bir yaklaşım değil. Bu ağaçların kereste için kesilmesi, altın yumurtlayan tavuğu kesmek gibidir” dedi.

Online olarak gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap yaptı. Moderatörlüğünü İSTİB Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Şen ve Araştırma Proje ve İş Geliştirme Şubesi Müdürü Hakan Kopuz’un yaptığı toplantıya, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Coşkun Köse, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Okan, Karatosun International Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Karatosun, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Bursa İl Koordinatörlüğü Proje Birim Amiri Gülşah Gürbüzoğlu konuşmacı olarak katıldı.

“Coğrafi İşaret Üreticiye ve Pazara Yansımalı”

İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, toplantının açılış konuşmasında çam fıstığının hem ekonomik değeri hem de yöresel kimliğiyle öne çıkan stratejik bir ürün olduğunu belirterek, “Çam fıstığımızın coğrafi işaretlerle taçlandırılması hepimiz için gurur vericidir. Bergama Kozak Çam Fıstığı’nın ülkemizde coğrafi işaret alması, Aydın Çam Fıstığı’nın ise Avrupa Birliği tarafından da tescillenmesi, bu ürünün kalite, köken ve itibar bakımından ulaştığı noktayı göstermesi açısından son derece kıymetlidir. Ancak coğrafi işaret sadece bir başlangıçtır. Asıl mesele, bu tescili üretime, kaliteye, pazarlamaya, denetime ve en önemlisi üreticinin gelirine yansıtabilmektir. Çam fıstığında sürdürülebilir başarı, ürünün yalnızca korunmasıyla değil, aynı zamanda güçlü bir değer zinciri içinde değerlendirilmesiyle mümkün olacaktır”şeklinde konuştu.

“Üretimde Ciddi Düşüşler Yaşanıyor”

Fıstık çamının Akdeniz havzası için çok değerli bir ağaç türü olduğunu ifade eden İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Köse, son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar ve çeşitli çevresel faktörler nedeniyle üretimde ciddi düşüşler yaşandığına dikkat çekerek, “Altın değerindeki bu ürün bugün önemli risklerle karşı karşıyadır. Bu nedenle çam fıstığında üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak, üreticiyi korumak ve ürün kalitesini güvence altına almak için teşvik ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi önem taşıyor. Bununla birlikte hasat zamanının doğru belirlenmesi de ürünün fiziksel özellikleri, kalite değeri ve pazarlama süreci açısından son derece kritik... Normal şartlarda kış aylarında başlaması gereken hasadın, bazı bölgelerde farklı sebeplerle erken yapılabildiğini görüyoruz. Erken hasat ise ürün kalitesini olumsuz etkileyerek çam fıstığının ticari değerine zarar veriyor” dedi.

“Çam Fıstığının Değeri Altınla Yarışıyor”

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Okan, çam fıstığının yüksek ekonomik değere sahip bir ürün olduğunu belirterek, “Yüksek katma değeri ve ihracat potansiyeliyle öne çıkan çok değerli bir üründen söz ediyoruz. Üretimimizin yaklaşık yüzde 85’ini ihraç ediyoruz. Pandemi döneminde çam fıstığının kilogram fiyatı, altının gram fiyatıyla başa baş seviyelere ulaşmıştı. Buna karşın son yıllarda yaşanan verim düşüklüğü sektör açısından önemli bir risk oluşturuyor. Bunun birçok sebebi var. Üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması için sahadaki sorunların doğru analiz edilmesi ve önlem alınması gerekiyor” dedi.

“Doğru Planlamayla Üretimi Artırmalıyız”

Çam fıstığının uzun vadeli planlama gerektiren stratejik bir ürün olduğuna dikkat çeken Karatosun International Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Karatosun, “Çam ağacına baktığınızda üç yıllık mahsulü önceden görebilirsiniz. Bu yönüyle çam fıstığı, üretim planlaması yapılabilecek önemli bir tarımsal değerdir. Dikim alanları konusunda kapsamlı bir çalışma yapılması, bu alanda bir politika ve strateji geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye’de değerlendirilebilecek çok sayıda boş arazi bulunuyor. Bu alanların doğru planlamayla üretime kazandırılması büyük önem taşıyor. Bunun yanında tüketici bilincinin oluşması da bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün raflarda ‘dolmalık fıstık’ adıyla satılan ürünlerin önemli bir bölümünün yer fıstığı olduğunu görüyoruz. Fiyatının daha cazip olması nedeniyle tüketici bu ürünleri zaman zaman çam fıstığı zannederek satın alabiliyor. Türkiye’de çam fıstığına ilişkin güçlü bir tüketim kültürünün henüz yeterince oluşmadığını düşünüyorum. Bu nedenle çam fıstığını üretiminden lezzetine, ekonomik değerinden ayırt edici özelliklerine kadar her yönüyle daha doğru anlatmalıyız” dedi.

“Çam Fıstığı Desteklenen Ürünler Arasında”

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun destekleri hakkında bilgi veren Gülşah Gürbüzoğlu, “Çam fıstığı desteklenen ürünler arasında yer alıyor. IPARD Programı kapsamında yapım işleri, makine-ekipman alımı ve hizmet alımı gibi yatırımlara yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe desteği sağlanıyor. Bu destekler Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortak finanse ediliyor. Çam fıstığında işleme, paketleme ve katma değer oluşturma süreçleri, bu destek mekanizmalarıyla güçlendirilebilir. Biz her zaman gerekli desteği vermeye hazırız” dedi.