BAŞKAN KOPUZ 2026 YILI 1. ÇEYREK GSYH BÜYÜME ORANINI DEĞERLENDİRDİ


“Küresel ekonomide büyümenin zayıf seyrettiği, bölgemizde ise jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüme kaydetmesini dikkatle değerlendirmek gerekiyor. Birinci çeyreğin bir bölümünü komşumuz İran'da yaşanan savaşın bölgesel ticaret, enerji piyasaları ve beklentiler üzerindeki etkileri altında geçirdik. Bu şartlar altında elde edilen büyüme oranı ekonomimizin direnç kapasitesini göstermesi bakımından önemlidir. Bununla birlikte büyümenin detaylarına baktığımızda sanayi üretiminde yüzde 0,8'lik daralma yaşanırken tüketim harcamalarının yüzde 4,8 arttığını görüyoruz. Bu tablo, üretim ile tüketim arasında dikkatle yönetilmesi gereken bir dengeye işaret ediyor. Bir yandan imalat sanayimiz yüksek finansman maliyetleri nedeniyle yatırım ve üretim kararlarında zorlanırken, diğer yandan iç talep canlılığını koruyor. Bu nedenle enflasyonla mücadele kararlılıkla sürdürülürken, üretim kapasitesini koruyacak ve sanayicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak adımların da ihmal edilmemesi gerekiyor. Özellikle üretim yapan işletmelerin uygun maliyetli finansmana ulaşabilmesi, büyümenin daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir zemine oturması açısından hayati önemdedir.

Faaliyet alanımızın temelini oluşturan tarım sektöründe ise ilk çeyrekte yüzde 4,6'lık büyüme kaydedilmiş olmasını son derece olumlu karşılıyoruz. Son yıllarda tarımsal üretimde çeyrekler arasında dalgalı bir görünüm ortaya çıkıyordu. Buna rağmen üreticimizin üretimde kalmayı sürdürdü. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin hemen ardından gübrede oluşabilecek maliyet baskılarına karşı alınan önlemler, bunun devamlılığı açısından son derece önemli. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için maliyetlerin yönetilebilir seviyelerde tutulması büyük önem arz ediyor. İklim şartlarının da destekleyici seyretmesi halinde, 2026 yılının tarım sektörü açısından hem üretim hem de ihracat tarafında, geçen yıla kıyasla daha verimli bir dönem olacağı kanaatindeyiz. Gıda arz güvenliğinin stratejik öneminin her geçen gün arttığı bir dönemde, tarım sektöründeki bu olumlu performansın korunması Türkiye ekonomisinin genel dengeleri açısından da ayrı bir değer taşımaktadır.”