“YAPAY ZEKÂNIN GIDA GÜVENLİĞİNE KATKISI BÜYÜK OLACAK”

İstanbul Ticaret Borsası’nın, Güvenilir Ürün Platformu iş birliğiyle düzenlediği Borsa Meydanı’nda Sektörler Konuşuyor toplantısında bu ay “Yapay Zekâ ve Gıda” konusu ele alındı. Toplantıda konuşan Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Kurucu Müdürü Prof. Dr. Nevzat Artık, “Yapay zekânın gıda güvenliğine katkısı büyük olacak. Gıda güvenliği açısından tarımdan çatala kadar tüm süreçlerin takip edilmesi gerekiyor. Gerçek zamanlı izleme sistemleri, tahmine dayalı analiz yöntemleri ve akıllı teknolojiler gıda güvenliğinin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.
Online olarak gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, moderatörlüğünü ise gazeteci Celal Toprak yaptı. Toplantıya konuşmacı olarak, TÜBİTAK Akıllı Tarım, Gıda ve Hayvancılık Yetkinlik Merkezi Koordinatörü Dr. İpek Baz Gündoğdu, Yapay Zekâ Politikaları Derneği Danışma Kurulu Üyesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatma Handan Giray, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Kurucu Müdürü Prof. Dr. Nevzat Artık ve Visratek Kurucusu ve Genel Müdürü Dr. Fatih Ömrüuzun katıldı.
“Gıdada Yapay Zekâ Erişilebilir Olmalı”
Gıda sektöründe yapay zekânın sunduğu fırsatlara ve bu teknolojinin sektörün ihtiyaçlarına uygun şekilde kullanılmasının önemine dikkat çeken İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, “Günümüzde yapay zekâ, özellikle risklerin önceden belirlenmesi, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve karar alma süreçlerinin desteklenmesi gibi birçok alanda kullanılabiliyor. Ancak yapay zekâdan gerçek anlamda fayda sağlayabilmek için yalnızca teknolojiye sahip olmak yeterli değil. Önemli olan, bu teknolojiyi sektörün ihtiyaçlarına uygun şekilde kullanabilmek ve işletmelerin günlük sorunlarına çözüm üretebilmektir. Gıda sektöründe her işletmenin ölçeği, imkânları ve ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle yapay zekâ uygulamalarının büyük işletmelerle sınırlı kalmaması, KOBİ’lere de yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Bunu başarabilirsek yapay zekâ, gıda sektörümüzün verimliliğini, rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini artıran önemli bir araç hâline gelecektir” şeklinde konuştu.
“Yapay Zekâ İzlenebilirliği Güçlendiriyor”
TÜBİTAK Akıllı Tarım, Gıda ve Hayvancılık Yetkinlik Merkezi Koordinatörü Dr. İpek Baz Gündoğdu, gıda sektöründe teknolojik uygulamaların tarıma kıyasla daha hızlı yaygınlaştığını belirterek, “TÜBİTAK bünyesinde kaliteyi artırmak, kayıpları azaltmak ve süreçleri ölçülebilir hale getirmek için çalışıyoruz. Bir ürünün hangi koşullarda depolandığı, nerede üretildiği, hangi aşamalardan geçtiği ve tedarik zinciri boyunca nasıl hareket ettiğine ilişkin verilerin takip edilmesi, hem kalite yönetimi hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Bu noktada veri analitiği, gıda sektöründe daha doğru kararlar alınmasını sağlayan önemli araçlardan biri haline geliyor” dedi.
“Başarısı Doğru Veriye Bağlı”
Dijital dönüşümün ana yakıtının veri olduğuna dikkat çeken Yapay Zekâ Politikaları Derneği Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Fatma Handan Giray, tarım ve gıda sektöründe dijitalleşmenin başarısının verinin doğru toplanması, işlenmesi ve etkin kullanılmasına bağlı olduğunu ifade etti. “Daha fazla dijitalleşme, daha fazla ve nitelikli veri ihtiyacını beraberinde getiriyor. Tarımın dijitalleşip dijitalleşmeyeceği tartışmasını artık geride bıraktık; bundan sonra önemli olan bu dönüşümü kimin daha iyi yöneteceği olacak. Yapay zekâ, gıda ve tarım sektörünü önemli ölçüde değiştirecek ancak başarılı sonuçlar için doğru verilerle beslenmesi gerekiyor. Önümüzdeki dönemde tedarik zinciri riskleri, gübre maliyetleri, lojistik, depolama, su kullanımı ve karbon maliyetleri gibi alanlarda daha doğru öngörüler geliştirebilmek için yapay zekâya ve güçlü veri altyapılarına ihtiyaç duyacağız” şeklinde konuştu.
“Akıllı Teknolojilerle Kayıplar Azalacak”
Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Kurucu Müdürü Prof. Dr. Nevzat Artık, gıda güvenliğinin yalnızca son ürünün kontrolüyle sınırlı olmadığını, topraktan çatala kadar tüm üretim ve tedarik zincirinin izlenmesi gereken bütüncül bir süreç olduğunu ifade ederek, “Gıda kaynaklı risklerin yalnızca pestisit kullanımı üzerinden değerlendirilmemesi gerekiyor. Metalik bulaşmalar başta olmak üzere farklı risk unsurları da dikkate alınmalı. Gıda güvenliği açısından tarımdan çatala kadar tüm süreçlerin takip edilmesi gerekiyor. Gerçek zamanlı izleme sistemleri, tahmine dayalı analiz yöntemleri ve akıllı teknolojiler gıda güvenliğinin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Kaynakların daha verimli kullanılması, gıda israfının azaltılması ve sürdürülebilir üretim modellerinin oluşturulması önemli. Günümüzde kişi başına yıllık 105 kilogram gıda kaybından bahsediyoruz. Akıllı teknolojilerden yararlanarak bu kayıpları azaltabiliriz” şeklinde konuştu.
“Yapay Zekâ İle Gıdada Kalite Kontrol Dönemi”
Yapay zekâ destekli görüntüleme ve kalite kontrol teknolojileri geliştiren Visratek Kurucusu ve Genel Müdürü Dr. Fatih Ömrüuzun, “Yapay zekâ destekli hiperspektral görüntüleme teknolojileriyle ürünlerin kimyasal bileşimini, renk, şekil ve fiziksel özelliklerini analiz edebiliyoruz. Bu teknolojiler kalite değerlendirmesi, sınıflandırma, yabancı madde tespiti ve kusur analizlerinde kullanılarak üretim süreçlerini daha hızlı, hassas ve güvenilir hale getiriyor. Ancak yapay zekâyı yalnızca üretimi hızlandıran bir teknoloji olarak görmemek gerekiyor. Gıda güvenliğinin artırılması, kalite yönetiminin geliştirilmesi ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin oluşturulması açısından da stratejik bir araç. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli sistemler ürün kalitesinin erken tespitinde, gıda kayıplarının azaltılmasında ve kaynakların daha etkin kullanılmasında önemli rol oynayacak” dedi.