EMEKLİLİK NEDENİYLE KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANMA

Emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı, işçinin kendi isteğiyle işten ayrılmasına rağmen kıdem tazminatına hak kazanabildiği istisnai hâllerden biridir. Kural olarak istifa eden işçi kıdem tazminatı alamaz. Ancak işçinin yaşlılık veya emeklilik aylığı almak amacıyla işten ayrılması ya da emeklilik için yaş dışındaki şartları tamamlaması, kıdem tazminatına hak kazandırabilir.
Bu hakkın temel hukuki dayanağı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesiyle yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesidir. Buna göre işçi, emeklilik yaşını henüz doldurmamış olsa dahi tabi olduğu sosyal güvenlik sisteminde yaş dışındaki gerekli koşulları tamamlamışsa kendi isteğiyle işten ayrılarak kıdem tazminatı talep edebilir.
1. İlk Sigortalılık Tarihi Neden Önemlidir?
Emeklilik nedeniyle kıdem tazminatında ilk bakılması gereken husus ilk geçerli sigortalılık tarihidir. Çünkü hangi prim ve sigortalılık şartlarının uygulanacağı bu tarihe göre belirlenir.
8 Eylül 1999’dan önce sigortalı olanlar:
Bu kişiler bakımından temel şart 15 yıl sigortalılık süresi + 3600 prim günüdür. Her iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. İşçinin emeklilik yaşını tamamlamış olması aranmaz.
8 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 arasında sigortalı olanlar:
Bu grupta iki temel seçenek bulunmaktadır:
7000 prim gününün tamamlanması veya
25 yıl sigortalılık süresi + 4500 prim gününün birlikte tamamlanması.
7000 gün seçeneğinde ayrıca 25 yıllık sigortalılık süresinin tamamlanması beklenmez. Buna karşılık 4500 gün seçeneğinde 25 yıllık sigortalılık süresinin de mutlaka tamamlanması gerekir.
1 Mayıs 2008 ve sonrasında ilk defa sigortalı olanlar:
Bu kişiler bakımından 15 yıl – 3600 gün veya 25 yıl – 4500 gün formülleri doğrudan uygulanmaz. 5510 sayılı Kanun hükümleri esas alınır. 4/a kapsamındaki çalışanlar açısından 7200 prim günü esaslı sistem ve ilgili geçiş hükümleri değerlendirilmelidir.
2. Sigortalılık Süresi ile Prim Günü Aynı Şey Değildir
Sigortalılık süresi, ilk geçerli sigortalılık tarihinden itibaren geçen süreyi; prim ödeme gün sayısı ise işçi adına SGK’ya bildirilen ve emeklilik hesabında kabul edilen günlerin toplamını ifade eder.
Örneğin 25 yıllık sigortalılık süresi tamamlanmış olsa bile 4500 prim günü yoksa şart gerçekleşmez. Aynı şekilde 4500 prim günü mevcut olsa bile 25 yıllık sigortalılık süresi dolmamışsa bu seçeneğe dayanılarak kıdem tazminatı talep edilemez. Çalışılmayan dönemler sigortalılık süresinin işlemesine engel olmayabilir; ancak prim gününü artırmaz.
3. SGK Yazısı Alınması Büyük Önem Taşır
İşçinin yalnızca e-Devlet hizmet dökümüne bakarak şartları sağladığını düşünmesi yeterli görülmemelidir. En güvenli yöntem, işten ayrılmadan önce SGK’dan yaş dışındaki emeklilik şartlarının tamamlandığını gösteren resmi yazının alınmasıdır.
SGK yazısında işçinin hangi koşulu tamamladığının açıkça anlaşılması önemlidir. Böylece işçinin sıradan bir istifa ile değil, 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinden kaynaklanan hakkını kullanarak işten ayrıldığı ortaya konulabilir.
4. İşten Ayrılma Nasıl Yapılmalıdır?
Fesih bildirimi mutlaka yazılı ve açık yapılmalıdır. İşçinin yalnızca;
"İstifa ediyorum."
şeklinde dilekçe vermesi ileride ciddi ispat sorunlarına yol açabilir. Bunun yerine iş sözleşmesinin, emeklilik bakımından yaş dışındaki şartların tamamlanması nedeniyle sona erdirildiği açıkça belirtilmelidir.
5. Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Emeklilik şartları, kıdem tazminatının miktarını değil, işçinin tazminata hak kazanıp kazanmadığını belirler.
Kıdem tazminatı kural olarak işçinin aynı işveren nezdindeki toplam kıdem süresi üzerinden hesaplanır. Her tam hizmet yılı için 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödenir; artan süreler de orantılı olarak hesaba katılır.
Hesaplamada son brüt ücret yanında düzenli ve süreklilik arz eden yemek, yol, prim, ikramiye gibi menfaatlerin giydirilmiş ücrete dâhil edilip edilmeyeceği değerlendirilir. Ayrıca yürürlükteki kıdem tazminatı tavanı dikkate alınır.
Burada önemli bir ayrım vardır: Emeklilik hesabında farklı işverenler veya farklı sigortalılık statülerindeki hizmetler dikkate alınabilir. Ancak bu sürelerin tamamı otomatik olarak mevcut işverenden alınacak kıdem tazminatına eklenmez. Kıdem tazminatı açısından esas olan, kural olarak ilgili işveren nezdindeki kıdem süresidir.
6. Emeklilik Nedeniyle Ayrılan İşçi Yeniden Çalışabilir mi?
İşçinin yaş dışındaki emeklilik şartlarını tamamlayarak kıdem tazminatını aldıktan sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması, tek başına önceki kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. İşçinin çalışma hayatını tamamen sona erdirmesi zorunlu değildir.
7. Uygulamada En Çok Dikkat Edilmesi Gerekenler
En sık yapılan hata, yalnızca prim gününe bakılmasıdır. Oysa 15 yıl – 3600 gün ve 25 yıl – 4500 gün seçeneklerinde süre ve prim şartları birlikte aranır. Ayrıca 7000 gün şartı bütün çalışanlara uygulanmaz; ilk sigortalılık tarihinin doğru tespiti gerekir.
İkinci önemli hata, SGK yazısı alınmadan doğrudan “istifa” dilekçesi verilmesidir. İşçi, ayrılma nedenini açıkça emeklilik/yaş dışındaki emeklilik koşullarının tamamlanması olarak göstermelidir. Aksi hâlde kıdem tazminatının ödenmemesi ve sonrasında işçinin gerçek fesih nedenini ispat etmek zorunda kalması söz konusu olabilir.
Sonuç
Emeklilik nedeniyle kıdem tazminatında üç konu birlikte değerlendirilmelidir: ilk sigortalılık tarihi, prim/sigortalılık şartlarının tamamlanması ve fesih işleminin doğru yapılması. İşçinin işten ayrılmadan önce SGK’dan resmi yazı alması, fesih bildiriminde emeklilik nedeniyle ayrıldığını açıkça belirtmesi ve bildirimin işverene ulaştığını ispatlaması, hakkın korunması bakımından en güvenli yoldur.
Kısa Özet Tablo
|
İlk Sigortalılık Tarihi |
Temel Şart |
|
8.09.1999’dan önce |
15 yıl + 3600 gün |
|
8.09.1999 – 30.04.2008 |
7000 gün |
|
8.09.1999 – 30.04.2008 |
25 yıl + 4500 gün |
|
1.05.2008 ve sonrası |
5510 sayılı Kanun kapsamındaki şartlar |
Av. Prof. Dr. Ali Ekin